İbrahim Kalın yazdı! ’Türkiye Balkanlar’da ne istiyor?

İbrahim Kalın yazdı! 'Türkiye Balkanlar'da ne istiyor?

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın Daily Sabah gazetesinde yayınlanan “Türkiye Balkanlar’da ne istiyor?” başlıklı yazısında dikkat çeken bilgiler paylaştı.

02 Haziran 2018 - 18:14

İşte İbrahim Kalın'ın Daily Sabah'ta yayınlanan o yazısı:"Ülkemiz'nin Balkanlar ve Güney Avrupa ile ilişkileri, birilerinin her süre alakalı duyduğu bir konu olmuşttümör. Ülkemiz Balkanlar'da ne istemektedir? Ülkemiz'nin bölgeye karşı 'büyük tasarısı' nedir? Bu hafta Ankara'da TİKA aracılığıyla tertip eden bir toplantıda bu suallerin cevapları arandı. Fakat kimse telaşa kapılmasın: Cevaplar her biri amaçlı iyiydi.Ülkemiz'nin Balkan politikasıyla alakalı bıkmadan usanmadan hikâyeler uyduranların Balkanlar'da ne inşa etmek istediğimizi anlaması gerekmektedir. Bu sebeple birden çok noktaya değinmek talep ediyorum.Öncelikle Ülkemiz, Balkanlar'la bir mantık ve gönül coğrafyasını paylaşıyor. Balkanlar Müslüman dünyanın bir parçası hâline geldiğinden itibaren Türkler aracılığıyla bizzat yuvaları olarak görüldü. Burada şehirler, yol, okullar, hastaneler, köprüler ve camiler yapıldı. Aynı biçimde Balkan milletleri, Ülkemiz ve Osmanlı İmparatorluğu'nu aynı jeopolitik hayalin bir parçası olarak gördü. Bu ifadeler bazılarına fazla romantik ya da idealist gelebilir; ama Türklerin, Arnavutların, Boşnakların ve diğer milletlerin hep beraber bölgenin hudutlarını aşan bir kültür ve uygarlık inşa ettiği açık bir hakikat. Nitekim Osmanlı'nın kültürel, dini, sanatsal ve politik yaşamını Balkan orijinli edebiyatçı, bilen ve politikacıların mühim katkılarını göz ardı ederek okumak ve tanımlamak olası değildir. İstiklâl şairimiz Mehmet Akif Ersoy ve populer şair Yahya Kemal Beyatlı benzeri pekçok ad Balkan kökenliydi. Aynı biçimde İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin mühim mensupları ve kurucuları içinde Balkanlılar yer alıyordu. İlk kocaman Osmanlıca sözlüğün yazarı meydana gelen populer dilbilimci Şemsettin Semi bir Arnavuttu. Bu sebeple hiçbir Türk Saraybosna'yı, Mostar'ı, Priştine'yi, Üsküp'ü ya da Yenipazar'ı uzak bir coğrafya olarak görmez. Balkanlı Müslümanlar da İstanbul, Bursa, Konya ve diğer Anadolu şehirleriyle alakalı aynı hissiyatları besler.İkinci olarak Ülkemiz'nin, Balkan ülkelerinin tamamında etnik ya da dini kimlik gözetmeksizin mühim yatırımlar yaptığını rastlamak gerekmektedir. Türk hükümeti, devlet bankaları, özel şirketler ve dernekler Balkanlar'ın tamamında onlarca projeyi tamamladı ya da çalışmalarını sürdürüyor. Bu anlamda Ülkemiz, Sırbistan ve Bosna-Hersek'le eş vakitli olarak iyi ilişkiler içerisinde var olmayı bir ikilem olarak değerlendirmiyor. Aynı biçimde Ülkemiz'nin, Kosova'nın bağımsızlığının beynelmilel topluluk aracılığıyla tanınması amaçlı gösterdiği çabalar alanda sulh çabalarına kayıp sunmak bir tarafa, katkıda yer alıyor. Geçen senelerde Türk bankaları Balkan illerinde yepyeni şubeler açarak çiftçilere ve iş adamlarına kredi sağladı. Ülkemiz, hayvancılara dayanak olmak için Bosna'dan hayvan ithal etmekte. Yeniden Saraybosna-Belgrad otobanı Türk şirketler aracılığıyla yapılarak Balkanlar'da bir sulh yolu olarak hizmet verecek. TİKA'nın bölge çapında bitirdiği onlarca minik ve ortada ölçekli proje, teknik yardımlar yardımıyla kapasite artırımını sağlıyor. Ülkemiz aynı zamanda Balkan ülkelerinin güvenlik güçlerine eğitim ve dayanak veriyor. Nihai olarak Balkan ülkelerinin NATO ve Avrupa Birliği üyeliklerini destekliyoruz.Yukarıda Ülkemiz'nin Balkanlar'da sürdürdüğü politik ve uygun fiyat çalışmaların sadece bir bölümünü paylaştım. Bu çabalar ışığında Ülkemiz'nin Balkan vizyonu üç başlık altında toplanabilir: politik istikrar, uygun fiyat kalkınma ve kültürel gelişme.Ülkemiz, Balkanlar'ı politik olarak uslu ve güvende tutmak amaçlı bütün teşebbüsleri destek verdi. Bölgenin politik istikrarı sadece Avrupa amaçlı değil, dünyanın tamamı amaçlı kocaman önem taşıyor. Karşılıklı bağımlılık dünyasında hiçbir arbede yerelle hudutlu kalmıyor. Kuvvet diğer yerlere taşıyor ve ölümcül neticelere yol açabiliyor. Bu sebeple Ülkemiz, politik istikrar ve güvenliğin sağlanması amaçlı bütün taraflarla iyi ilişkiler geliştiriyor.Ekonomik kalkınma, Ülkemiz'nin Balkan siyasetinin köşe taşı olarak görülmeli. Hakikat potansiyellerinin altında olan Balkan ülkelerinin bağımlılık ilişkilerinden ziyade önemli ve eşdeğer koşullar imkanı sunan iş imkânlarına gereksinimi var. Ülkemiz ticaret, finans, kontakt, altyapı, inşaat, enerji ve tarım benzeri pekçok alanda yatırımlar yaptı ve özel sektörü bu alanlarda yatırım inşa etmeye teşvik etti. Şu anda onlarca Türk şirketi Balkanlar'da faaliyet göstererek binlerce kişiyi istihdam etmekte.Politikamızın üçüncü boyutu iste Türk ve Balkan geleneklerinin partner mirasını teşkil eden kültür ve sanat alanıyla alakalı. Osmanlılar kocaman mimari eserlerinin çoğunu topraklarının batısında, Güney Avrupa ve Balkanlar'ı içerisine alan alanda, yaptı. Kültürel gelişme, geleneklerin unutulmaması ve modernitenin gerçeklerini kabul edilmesi tarafından kocaman önem taşıyor. Bunların biri, diğerinin alternatifi olmak zorunda değil. Canlı kültürel ve sanatsal gelenekleri meydana gelen Türk, Boşnak, Arnavut, Makedon, Sırp, Sloven, Bulgar ve Yunan yazarlar, şairler, ressamlar ve diğer sanatçılar birbirlerinden öğrenip, ufuklarını birleştirerek kocaman sanat eserleri yaratabilir. Ülkemiz, tefekkür ve yaratıcığı imkanı sunan partner alanlar oluşturmaya karşı programları destekliyor.Bu anlamda Balkanlı talebelere eğitim bursları sağlıyoruz ve yüzlercesinin Ülkemiz'de güzel bir eğitim almasını sağlıyoruz. Ülkemizin şiddete varan aşırıcılık, radikalleşme ve terörle mücadeledeki başarıları göz önünde bulundurulduğunda dini eğitimin ehemmiyeti de meydana çıkıyor. Ülkemiz, El Kaide ve DEAŞ benzeri örgütlerin ideolojilerine ve İslam dinini yorumlama biçimlerine itiraz etmekte. Bu çeşit örgütler Balkan Müslümanları içinde bir takım destekçiler bulsa dahi o toplulukların içerisinde yer bulamadı. Fakat önlemi elden bırakmamak lazım. Bu sebeple Ülkemiz olarak İslam dininin gerçek öğretilmesini imkanı sunan eğitim programlarına dayanak oluyoruz.Balkanlar'ın karşı karşıya olduğu bir diğer tehdit ise FETÖ. Sapkın ve kült tarzı bir inanç sistemine sahip meydana gelen örgüt, sadece Ülkemiz'yi değil Balkan ülkelerini de tehdit etmekte. Örgüt mensupları, hizmet, eğitim, dinler arası diyalog ve hoşgörü benzeri masum kisveler altında faaliyet gösteriyor; fakat herkesin bunların hakikat yüzünü görmesi gerekmektedir. FETÖ sadece devlet kurumlarına sızmadı, aynı zamanda 15 Temmuz hain darbe girişimini de gerçekleştirdi. İslam dinine en az El Kaide ve DEAŞ terör örgütleri civarı kayıp verdiler. Dolayısı Ile Balkanlar'da herkesin bu tehdide karşı uyanık olması gerekmektedir.Ülkemiz'nin Balkanlar'daki hedefi nüfuzunu artırmak değil, politik istikrar, uygun fiyat kalkınma ve kültürel çalışmalarıyla eğitim faaliyetlerini desteklemektir. Biz mikro milliyetçiliğin her türüne karşı çıkıyoruz. Bütün ulusal ve bölgesel meseleler, bölgesel halklar ve ulusal merciler aracılığıyla takip edilmeli. Güçlü bir Ülkemiz ne ile Balkanlar amaçlı iyiyse, Balkanlar'ın istikrarı ve kalkınması da hem Ülkemiz aynı zamanda dünyanın tamamı amaçlı iyidir."

Bu haber 275 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Husilerden Suudi Arabistan'ın Cazan kentine balistik füze  saldırısı
Husilerden Suudi Arabistan'ın Cazan kentine balistik füze...
Son dakika: ABD karıştı! Eski yardımcısından Trump hakkında şoke eden iddia...
Son dakika: ABD karıştı! Eski yardımcısından Trump hakkında...