İsrail ve Rusya denklemindeki Azerbaycan
Erman Keser

Erman Keser

İsrail ve Rusya denklemindeki Azerbaycan

06 Ocak 2017 - 00:14 - Güncelleme: 06 Ocak 2017 - 00:51

Cephe hattında bulunan Ermeni askerleri

2016 yılının Nisan ayının başında Azerbaycan ile Ermeni güçleri arasında başlayan karşılıklı çatışmalar 4 gün boyunca devam etmişti. Azerbaycan Naftalan bölgesi için tehlike oluşturan Talış köyü etrafınki tepeyle Seysulan adlı yerleşim birimini Ermeni güçlerinden temizleyip bazı değişik bölgelere operasyon düzenleyerek Ermenistan'a karşı güç gösterisinde bulunmuştu. Aynı zamanda Azerbaycan Savunma Bakanlığı üst rütbeli askerlerin bulunduğu komuta merkezine de saldırı düzenleyerek 170 civarında Ermeni askerini öldürdüğünü duyurmuştu. Elbette dört günlük bu savaşın arka planları ve bazı bölgesel denklemleri bulunmaktadır.
Azerbaycan 2011'de İsrail ile 1,6 milyar dolarlık silah anlaşması yapmıştı. Bu silah anlaşmasına göre Azerbaycan, insansız hava aracı, uçaksavar ve füze savunma sistemi satın almıştı. Bu anlaşma ile Direniş Ekseninin ana merkezi İran'a karşı İsrail dolaylı yoldan komşu olmuştur. İran ise Birinci Dağlık Karabağ Savaşı'nda tarafsızlığını ilân etmesine rağmen Ermeni güçlerine doğrudan yakıt desteği sağlamıştı. Ermeni tankları bu savaşta İran'ın tedarik ettiği yakıtlarla çalışmıştı. İran'ın çoğunluğu Şii olan Azerî dostlarına karşı Ermenistan'ı desteklemesinin sebebi şüphesiz ki Azerbaycan'ın kendi ulusal çıkarlarına tehdit olarak algılaması ve üstelik Azerbaycan'ın Haydar Aliyev'den itibaren İsrail ile çok sıkı bir müttefik olması da etkili bir rol oynamıştı. İsrail'in İran'a karşı Azerbaycan'ı tercih etmesinin arkasında, kendisini dolaylı yollarla tehdit eden İran'ın, 'Direniş Ekseni' modelini çizerek Hamas, İslami Cihad, FHKC ve Hizbullah gibi direnişçi örgütlere mali ve askeri yardım sağlaması vardır. Aynı zamanda Amerika'daki Siyonist lobiler Türkiye'yi Ermeni lobilerinin soykırım iddialarına karşı desteklemektedir ve bu Türkiye-İsrail ilişkilerinin hanesine bir artı olarak yansımaktadır. Ayrıca bazı Ermeni milisler, geçmişte İsrail'e karşı Lübnan'da savaşarak savaş tecrübesi elde etmişti.
 Azerbaycan'ın Ermenilerle Dağlık Karabağ'da yaptığı kısa süreli savaşta İsrail'in modern silahları denenmiş oldu. Ermeniler ise Sovyet tipi arkaik silahlara sahiptir. Savaşta Azerbaycan'a ait İsrail malı insansız hava araçları da kullanılmıştı. Bu çatışmalarda Rusya araya girerek engelleyici bir rol üstlenmiştir. Ayrıca Azerbaycan'a olan silah satışının devam edeceğini söyleyip Ermenileri kızdırmıştır. Çünkü Rusya, kendisi için Azerbaycan'ı ABD ve İsrail'e karşı kaybedilen bir stratejik ülke olmasını istemiyor. Şayet Azerbaycan Dağlık Karabağ'da daha fazla ilerleyen bir kuvvet olsaydı Rusya buna karşı kesinlikle kayıtsız kalamazdı. Halihazırda Rusya'nın Ermenistan'ın Gümrü ve Erebuni şehirlerinde askeri üsleri bulunmaktadır. Muhtemel bir Azerbaycan ilerleyişinde bu üs'lerdeki Rus askerleri Birinci Dağlık Karabağ Savaşı'nda olduğu gibi devreye girebilirlerdi.

Gebele Radar Üssü


Başkent Bakü'ye 80 kilometre uzaklıktaki tatil şehri olan Gebele'de bir Rus üssü bulunmaktaydı. Rusya bu üs sayesinde atılabilecek herhangi bir füzenin takibatını Hindistan'a, ve hatta Avustralya'ya kadar bile yapabilmekteydi. Haliyle bunun Türkiye'ye de yansıması bulunmaktaydı. Rus siyasi uzman Dimitri Kiseylov bir yazısında, Rusya bu üs sayesinde Azerbaycan'ın İsrail ve Türkiye olan askeri teknik işbirliğini kontrol edebildiğini söylemişti.
Azerbaycan hükûmeti, Gebele'de bulunan Rus radar üssünün yıllık kira bedelini anî bir kararla 70 milyon dolar'dan 300 milyon dolara çıkarmıştı. Rusya bu anî karar'ı Azerbaycan adına çok mantıksız bulup, anlaşmayı 2025'e kadar uzatmak istiyordu. Ancak yapılan müzakereler yetersiz oldu ve Rusya kira bedelini ödememek için radar üssünü kapatmak zorunda kaldı. Zaten Azerbaycan anayasasına göre yabancı bir gücün askeri bir üssünün bulunması yasaktı. Üssün kapanmasında dış güçlerin de etkisi olabileceğini öne sürenler oldu fakat İlham Aliyev bunu reddedip Rusya ile olan ilişkileri etkilemeyeceğini ifade etmişti.
Son olarak bir örnek vermek gerekirse, kendi iç sorunu haline gelmiş etnik unsurların silahlı mücadelesine karşı savunma bütçesini artıran birçok ülkeye silah sektöründe payı olan İsrail’in, silah satışı yaptığı bilinen birşeydir. Hatta bazı ülkelere taktik konusunda bile yardım edebiliyor. Şüphesiz terörle mücadelede en çok uluslararası desteğe ihtiyaç hisseden ülkelerden birisi Sri Lanka’ydı. Tamil asıllı olan ve arkasında pek çok soru işareti bırakan bir suikaste kurban giden Sri Lanka eski Dışişleri Bakanı Kadirgamar da uluslararası destek bakımından kazanımlar elde etmişti. Bilindiği kadarıyla onun ve eski Devlet Başkanı Kumaratunga döneminde, 67 Savaşında Fransa’nın yaptırım uygulaması üzerine İsrail’in Mirage 5 uçağından alternatif olarak kopyalayarak ürettiği Kfir bombardıman uçaklarından satın alınmıştı. 2001 senesinde, Kolombo’daki hava üssüne yapılan Tamil gerillalarının büyük baskınında, sekiz Kfir uçağı imha edilmişti. Mahinda Racapaksa’nın başa gelmesiyle yapılan büyük temizlikte de, bu uçaklarla Tamil hedefleri bombalanmıştı. Aynı şekilde, Azerbaycan Dağlık Karabağ'daki istirdat edici hedeflerini gerçekleştirmek için Rusya'nın değil İsrail'in dostluğuna ihtiyaç duymaktadır. Rusyayla ancak belli bir yere kadar gidebilir...
 

Bu yazı 390 defa okunmuştur.

Son Yazılar